![]() |
|
GameCLUB | SABIT KONULAR:KA Genel Kurallar |
|
SUPERMEN'İN BİLGİ ODASI |
Yanıt Yaz
|
Sayfa 123 5> |
| Yazar | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
supermen
Hava Gemisi
Kayıt Tarihi: 07-Mart-2008 Şehir: Kıl Kesmek.. Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 1719 Takim: ![]() Bur:
|
Alıntı Cevapla
Konu: SUPERMEN'İN BİLGİ ODASIGönderim Zamanı: 21-Mayıs-2009 Saat 18:11 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Merhaba arkadaşlar bundan sonra forumda ortaya değilde bütün bilgilerimi burada toplayacağım sUpermen'in odası şimdiden hayırlı uğurlu olsun..
Aranızda bir bilgiyi araştırmamı isteyenler yazsın lütfen..
Düzenleyen supermen - 21-Mayıs-2009 Saat 18:19 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak..
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
supermen
Hava Gemisi
Kayıt Tarihi: 07-Mart-2008 Şehir: Kıl Kesmek.. Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 1719 Takim: ![]() Bur:
|
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 21-Mayıs-2009 Saat 18:17 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Atatürk'ün Kronolojik Hayatı
1881 Selanik'te doğdu. 1893 Askeri Rüştiye'ye girdi ve Kemal adını aldı. 1895 Selanik Askeri Rüştiyesi'ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi'ne girdi. 13/03/1899 İstanbul Harp Okulu piyade sınıfına girdi. 1902 Harp Akademisi'ne girdi ve burada gazete çıkardı. 11/01/1905 Harp Akademisi'ni yüzbaşı olarak bitirdi. Şam'a 5. Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak için atandı. 10/1905 Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Şam'da topçu stajını yaptı ve kolağası oldu. 23/07/1908 Meşrutiyet'in ilan edilmesi için çalışmalar yaptı. 31/03/1909 31 Mart Devrimi'nde, Hareket Ordusu kurmay subayı olarak çalıştı. 13/09/1911 İstanbul'a Genelkurmay'a naklen atandı. 27/11/1911 Binbaşılığa yükseldi. 09/01/1912 Trablusgarp'ta, Tobruk Saldırı'sını yönetti. 27/10/1913 Sofya Ateşemiliterliği'ne atandı. 01/03/1914 Yarbaylığa yükseltildi. 02/02/1915 Tekirdağı'nda, 19. Tümen'i kurdu. 25/02/1915 Maydos'a gitti. 25/04/1915 Arıburnu'nda İtilaf Devletleri'ne karşı koydu. 01/06/1915 Albaylığa yükseldi. 09/08/1915 Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı. 10/08/1915 Düşmanı Anafartalar'dan geri attı. 01/04/1916 Tuğgeneralliğe yükseldi. 06/08/1916 Bitlis ile Muş'u düşman elinden kurtardı. 20/09/1917 Ülkenin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı. 10/1917 İstanbul'a döndü. 26/10/1918 Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu. 30/10/1918 Mondros Mütarekesi'nin imzalanması. 31/10/1918 Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atandı. 13/11/1918 Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırıldı ve Mustafa Kemal İstanbul'a döndü. 30/04/1919 Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atandı. 15/05/1919 Yunanlıların İzmir'e asker çıkarması. 16/05/1919 Bandırma gemisiyle İstanbul'dan ayrıldı. 19/05/1919 Samsun'a çıktı. 15/06/1919 3. Ordu Müfettişi sanını aldı. 21/06/1919 Ulusal Güçleri, Sivas Kongresi'ne çağırdı. 08-09/07/1919 Askerlikten çekildi (saat: 20:50). 23/07/1919 Erzurum Kongresi Mustafa Kemal'in başkanlığında toplandı ve bir Temsil Kurulu seçerek dağıldı (07/08/1919). 04/09/1919 Sivas Kongresi Mustafa Kemal'in başkanlığında toplandı ve 11.09.1919'da sona erdi. 11/09/1919 Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi Başkanlığı'na seçildi. 22/10/1919 Amasya Protokolü imzalandı. 07/11/1919 Erzurum'dan milletvekili seçildi. 27/12/1919 Heyeti Temsiliye'yle birlikte Ankara'ya geldi. 20/03/1920 İtilaf Devletlerinin İstanbul'u ele geçirmesi üzerine protestoda bulundu; Ankara'da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimine başladı. 18/03/1920 İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ın son toplantısı. 19/03/1920 Ankara'da, üstün yetki taşıyan bir Millet Meclisi toplanması için illere duyuruda bulundu. 23/04/1920 Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı. 24/04/1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi. 05/05/1920 İlk hükümet, Mustafa Kemal'in başkanlığında toplandı. 11/05/1920 İstanbul Hükümeti'nce ölüm cezasına çarptırıldı. 24/05/1920 Padişah, Mustafa Kemal'in cezasını onayladı. 10/08/1920 Osmanlı İmparatorluğu delegeleri ile İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması imzalandı. 09-10/01/1921 Birinci İnönü Savaşı. 20/01/1921 İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun temel maddeleri kabul edildi. 31/03/1921 İkinci İnönü Savaşı (31.03.1921 - 01.04.1921). 10/05/1921 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nu kurdu ve Grup Başkanlığı'na seçildi. 05/08/1921 Kendisine başkomutanlık görevi verildi. 22/08/1921 Yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı başladı. 13/09/1921 Sakarya Meydan Savaşı kazanıldı. 19/09/1921 Mareşal rütbesini ve Gazi sanını kazandı. 26/08/1922 Kocatepe'den, Büyük Taarruz'u yönetti. 30/08/1922 Dumlupınar Başkomutanlık Meydan Savaşı'nı kazandı. 01/09/1922 "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir! İleri!" buyruğunu verdi. 09/09/1922 Şanlı Türk Ordusu İzmir'e girdi. 10/09/1922 Gazi Mustafa Kemal İzmir'e geldi. 11/10/1922 Mudanya Mütarekesi imzalandı. 01/11/1922 Önerisi üzerine saltanat kaldırıldı. 17/11/1922 Vahdettin, bir İngiliz savaş gemisiyle İstanbul'dan kaçtı. 29/01/1923 Latife Hanım ile evlendi. 24/07/1923 Lozan Antlaşması imzalandı. 09/08/1923 Halk Fırkası'nı kurdu. 11/08/1923 İkinci kez Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçildi. 29/10/1923 Cumhuriyet ilan edildi; ilk cumhurbaşkanı seçildi. 01/03/1924 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde halifeliği kaldırdı; öğretimin birleştirilmesi hakkında açılış söylevini verdi. 03/03/1924 Hilafet kaldırıldı; öğretim birleştirildi; Şer'iye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti'nin kaldırılması hakkındaki yasalar Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edildi. 20/04/1924 Türkiye Cumhuriyeti Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu kabul edildi. 17/02/1925 Aşar vergisi kaldırıldı. 24/08/1925 Kastamonu'da ilk kez şapka giydi. 25/11/1925 Şapka Yasası, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. 30/11/1925 Tekkelerin kapatılması hakkındaki yasa kabul edildi. 26/12/1925 Uluslararası takvim ve saat kabul edildi. 17/02/1926 Türk Medeni Kanunu kabul edildi. 01/07/1927 Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul'a gitti. 15-20/10/1927 Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı'nda tarihi Büyük Söylev'ini yaptı. 01/11/1927 İkinci kez cumhurbaşkanı seçildi. 09/08/1928 Sarayburnu'nda, Türk harfleri hakkındaki söylevini yaptı. 03/11/1928 Türk Harfleri Yasası, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. 15/04/1931 Türk Tarih Kurumu'nu kurdu. 04/05/1931 Üçüncü kez cumhurbaşkanı seçildi. 12/07/1932 Türk Dil Kurumu'nu kurdu. 29/10/1933 Cumhuriyetin 10. yıldönümünde tarihi söylevini yaptı. 24/11/1934 Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, Gazi Mustafa Kemal'e Atatürk soyadının verilmesi hakkındaki yasa kabul edildi. 01/03/1935 Dördüncü kez cumhurbaşkanı seçildi. 01/05/1937 Çiftliklerini Hazine'ye, taşınmaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışladı. 31/03/1938 Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Atatürk'ün hastalığı hakkında ilk resmi duyurusunu yaptı. 15/09/1938 Vasiyetnamesini yazdı. 16/10/1938 Hastalık durumu hakkında, günlük resmi duyuruların yayınına başlandı. 10/11/1938 Ulu önder Atatürk, vefat etti (perşembe, saat: 09:05)... 11/11/1938 İstanbul Şehir Meclisi olağanüstü toplandı. Saraydaki cumhurbaşkanlığı forsu indirilerek yerine yarıya değin indirilmiş Türk bayrağı çekildi. 12/11/1938 Yüksek öğretim gençliği, Atatürk'ün ölümü dolayısıyla üniversite konferans salonunda toplandı. 13/11/1938 Türk Gençliği, Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplanarak Atatürk'ün kurduğu cumhuriyeti koruyacağına ant içti. 14/11/1938 Türkiye Büyük Millet Meclisi üzüntü dolu bir toplantı yaptı. 15/11/1938 Hükümet, Atatürk'ün Ankara'da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini, ulusal yas günü olarak duyurdu. 16/11/1938 İstanbullular, Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki katafalkı önünde, sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine değin, saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar. 19/11/1938 Atatürk'ün Dolmabahçe'den alınan yüce cenazesi büyük bir törenle önce Sarayburnu'na, oradan Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına götürüldü. Yavuz zırhlısıyla İzmit'e değin götürülen tabut, oradan Ankara'ya yolcu edildi. 20/11/1938 Atatürk'ün kutlu nâşı Ankara'ya ulaştı ve Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankaralılar da son görevlerini saygıyla yaptılar. 21/11/1938 Cenazesi, Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabre konuldu. 25/11/1938 Vasiyetnamesi açıldı. 26/12/1938 "Ebedi Şef" sanıyla anılması kabul edildi. 04/11/1953 Geçici kabri açıldı. 10/11/1953 Cenazesi Anıtkabir'e nakledildi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak..
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
supermen
Hava Gemisi
Kayıt Tarihi: 07-Mart-2008 Şehir: Kıl Kesmek.. Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 1719 Takim: ![]() Bur:
|
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 21-Mayıs-2009 Saat 18:18 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
BALIKESİR HUTBESİ
ATATÜRK'ÜN PAŞA CAMİİNDE YAPTIĞI KONUŞMA 7 ŞUBAT 1923 Ey Millet, Allah birdir. Şanı büyüktür. Allahın esenliği, sevgisi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz efendimiz hazretleri, Cenabı Hak tarafından insanlara dini gerçkleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir. Temel kanunu, hepimizce bilinmektedir ki, yüce Kur'an'daki mânası açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz, son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymamış olsaydı, bununla diğer ilahi tabiat kanunarı arasında çelişki olması gerekirdi. Çünkü tüm evren kanunlarını yapan Cenabı Hak'tır. Arkadaşlar; Cenabı Peygamber çalışmasında iki yere, iki eve sahip bulunuyordu. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazreti Peygamber'in mübarek yolunda bulunduğumuz bu dakikada milletimize; milletimizin bugününe ve geleceğine ait hususları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni buna eriştiren Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu fırsat ile büyük bir sevab kazanacağımı ümit ediyorum. Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmasının gerekli olduğunu düşünmek yani konuşup tartışmak, danışmak için yapılmıştır. Millet işlerinde her kişinin zihnini ayrı ayrı faaliyette bulunması zorunludur. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz ve bağımsızlığımız için, özellikle egemenliğimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım. Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerinizi anlamak istiyorum. Milli amaçlar, milli irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, milletin bütün kişilerinin arzularının, emellerinin sonuçlarından ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim. Hutbeler hakkında sorulan sorudan anlıyorum ki, bugünkü hutbelerin şekli, milletimizin duygusal fikirleri ve lisanı ile medeni ihtiyaçlarıyla uygun görülmektedir. Efendiler, hutbe demek topluma hitabetmek, yani söz söylemek demektir. Hutbenin manası budur. Hutbe denildiği zaman bundan birtakım kavram ve manalar çıkarılmamalıdır. Hutbeyi söyleyen hatiptir. Yani söz söyleyen demektir. Biliyoruz ki, Hazreti Peygamber'in hayatta olduğu mutlu dönemlerde hutbeyi kendisi söylerdi. Gerek Peygamber Efendimiz ve gerek, dört halifenin hutbelerini okuyacak olursanız görürsünüz ki, gerek Peygamberin, gerek dört halifenin söylediği şeyler o günün sorunlarıdır, o günün askeri, idâri, mâli ve siyasi, sosyal konularıdır. İslam toplumunun çoğalması ve İslam ülkeleri gerilemeye başlayınca, Cenabı Peygamber'in ve dört halifenin hutbeyi her yerde bizzat kendilerinin söylemelerine imkân kalmadığından halka söylemek istedikleri şeyleri bildirmeye birtakım kişileri memur etmişlerdir. Bunlar herhalde en büyük ve ileri gelen kişiler idi. Onlar camilerde ve meydanlarda ortaya çıkar, halkı aydınlatmak ve doğru yolu göstermek için bir şart lâzımdı. O da milletin lideri olan kişinin halka doğruyu söylemesi, halkı dinlemesi ve halkı aldatmaması! Halkı genel durumdan haberdar etmek son derece önemlidir. Çünkü, her şey açık söylendiği zaman halkın beyni faaliyet halinde bulunacak iyi şeyleri yapacak ve milletin zararına olan şeyleri reddederek şunun veya bunun arkasından gitmeyecektir. Ancak millete ait olan işleri milletten gizli yaptılar. Hutbelerin halkın anlayamayacağı bir lisanda olması ve onların da bugünün gereklerine ve ihtiyaçlarımıza temas etmemesi, Halife ve Padişah sıfatını taşıyan despotların arkasından köle gibi gitmeye mecbur etmek içindi. Hutbeden amaç halkın aydınlatılması ve ona yol gösterilmesidir, başka şey değildir. Yüz, ikiyüz, hatta bin yıl önceki hutbeleri okumak, insanları cahillik ve çağın gerisinde bırakmak demektir. Hatiplerin normal olarak halkın günlük kullandığı dil ile konuşmaları gereklidir. Geçen yıl Millet Meclisi'nde söylediğim bir nutukta demiştim ki "Minberler halkın akılları, vicdanları için bir ilim irfan kaynağı, ışık kaynağı olmuştur." Böyle olabilmek için minberlerde söylenecek sözlerin bilinmesi ve anlaşılması, ilim ve fen gerçeklerine uygun olması lazımdır. Hutbeyi verenlerin siyasi olayları, sosyal ve medeni olayları hergün izlemeleri zorunludur. Bunlar bilinmediği takdirde halka yanlış aşılamalar yapılmış olur. Bu nedenle, hutbeler tamamen Türkçe ve günün gereklerine uygun olmalıdır. Ve olacaktır. not: Atatürkün din düşmanı olduğunu söyleyenler bu hutbeyi tekrar tekrar okusunlar belki ozaman onun nasıl bir insan olduğunu anlarlar.. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak..
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
supermen
Hava Gemisi
Kayıt Tarihi: 07-Mart-2008 Şehir: Kıl Kesmek.. Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 1719 Takim: ![]() Bur:
|
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 21-Mayıs-2009 Saat 18:22 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
ATATÜRK 'ÜN Yazdığı Mektuplar
ZÜBEYDE HANIMA MEKTUBU 1 Ağustos 1920 Muhterem valideciğim, İstanbul'dan ayrılışımdan beri sizlere ancak birkaç telgraftan başka bir şey yazamadım. Bu sebeple büyük merak içinde kaldığınızı tahmin ediyorum. Bilhassa, hakkımda ötekinden berikinden ve gerek gazetelerden işittiğiniz tamam olmayan haberler şüphesiz merakınızı artırmıştır. Şimdi vereceğim bilgilerle tahmin olacağınız için endişe duyacak hiçbir şey yoktur. Biliyorsunuz ki İstanbul'da iken yabancı devletler, devleti ve ulusu fevkalade sıkıştırmakta ve millete hizmet edebilecek ne kadar adamımız varsa hepsini hapis ve tevkifle, bir kısmını da Malta'ya sürerek herkesi sıkıntıya sokmakta pek ileri gidiyorlardı. Bana nasılsa ilişmemişlerdi. Fakat 3. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a ayak basar basmaz İngilizler benden şüphelendiler, Hükümete benim gidiş nedenimi sordular. Nihayet İstanbul'a çağırılmamı istediler, bunda ısrar ettiler. Hükümette beni kandırarak İstanbul'a gelmemi ve İngilizlere teslim olmamı sağlamak istedi. Bunun derhal farkına vardım. Tabiatıyla kendi ayağımla gidip esir olmam doğru değildi. Padişahımıza gerçek durumu yazdım ve gelemeyeceğimi bildirdim. Zatı şahanede önce uygun buldu. Fakat daha sonra İngilizlerin baskısı artmıştı. Sonunda O'da İstanbul'a dönmemi emretti. Bu suretle artık resmi görevimde kalmaya imkan görmediğim gibi askerliğimi sürdürdükçe de İngilizlerin ve hükümetin hakkımdaki ısrarına karşı duyulamayacaktı. Bir taraftan da bütün Anadolu halkı, tüm ulus, hakkımda büyük bir sevgi ve güven gösterdi, "seni bırakmayız" dediler. Gerçekte vatan ve milletimizi kurtarabilmek için tek çare, askerliği bırakıp serbest olarak milletin başına geçmek ve milleti tek vücut bir hale getirmekle doğacak kudret ve ulusal gücü kullanmaktan başka çare yoktu. Bende öyle yaptım. Elhamdülillah başarılı oluyorum. Pek yakında elle tutulur sonucu bütün dünya görecektir. Ben bu suretle hareket edince İngilizler derhal yalvarmaya başladı. Ve beni kazanmaya çalıştı. Ve bütün suçu bizim hükümete attılar. Gerçekten hükümette benimle uğraşmak istedi. Fakat gücü buna yetmedi ve yetemez. 1-Daha bir zaman bu şekilde Anadolu içinde çalışmakla her şey hallolacaktır. Yakında Millet Meclisi toplanacak ve meşru bir hükümet iktidara gelecektir. Bende ihtimal o zaman İstanbul'a geleceğim. Sıhhat ve afiyetteyim, katiyen hiç merak etmeyiniz. 2-Salih Bey (Salih Fansa) Fuat Beyden alacağını aldı mı? Bunu bilgi almak bakımından soruyorum. Yoksa her ne olursa olsun, elhamdülillah hiç önemi yoktur. Siz müsterih olunuz ve bir sıkıntınız olursa derhal bana bildiriniz. 3-Bu mektubu getirecek olan "...." size benim hakkımda istediğiniz kadar bilgi verecektir. Kendisiyle bana bazı elbiselerimi gönderiniz. 4-Hemşiremin sıhhati nasıldır. Eve herhangi bir taraftan saldırıda bulunuldu mu? Hala orada mısınız? Çocuklar ne yapıyor, büyüdüler mi? 5- Salih(Fansa) Beyle Madam Salih Bey inşallah sıhhat ve afiyettedirler. Ben kendilerini daima yad ediyorum. Madamın benim hakkımda bir rüyası vardı. Galiba o çıkacaktır. İnşallah yakında sevinç içinde görüşeceğiz. 6-Ben, birkaç güne kadar bir kongre için Sivas'a gideceğim. Tekrar Erzurum'a döneceğim. Tekrar ediyorum: Her işittiğinize önem vermeyiniz. Pekala bilirsiniz ki ben, yaptığımı bilirim. Netice görmeseydim başlamazdım. Saygı ile ellerinizden, hemşiremin gözlerinden öperim. M. Kemal ![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak..
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
supermen
Hava Gemisi
Kayıt Tarihi: 07-Mart-2008 Şehir: Kıl Kesmek.. Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 1719 Takim: ![]() Bur:
|
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 21-Mayıs-2009 Saat 18:26 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Harbiye Marşı Kurtuluş Savaşı Görüntüleriyle..
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||