Kirmizi Alarm - web tabanli online savaş oyunu Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > OYUN DIŞI > Geyik Bölümü
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

 
KA Genel Kurallar

Oturan Boğa

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  12>
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Oturan Boğa
    Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:05
Oturan Boğa
Vikipedi, özgür ansiklopedi


Oturan Boğa
Oturan Boğa (Yerli dilinde: Tatanka Iyotake) (1831 – 15 Aralık 1890), ABD ordularına karşı savaşan son kızılderili kabile şefi. Siyuların Lakota grubunun Hunkpapa kolunun reisi ve 25 Haziran 1876'de 7. Amerikan Süvari Birliği'ni yenen 3.500 savaşçının lideri.

Soykırım korkusuyla kabilesini Kanada'ya göç ettirdi ve 1881'e kadar orada yaşadı. Montana'daki bir ABD birliğine saldırınca yakalandı, ancak Amerikan hükümeti tarafından affedildi.

Hayatının geri kalan kısmını, Vahşi Batı Sirki ile dolaşarak geçirdi. Büyük ilgi odağı olan Oturan Boğa, seyircilere kendi dilinde küfür ederken, halk kendisine gülmüştür.

Aslında alakası olmadığı halde Hayalet Dansı hareketinin liderliği ile suçlandı ve kendisini tutuklamaya gelen polislerle çatışarak hayatını kaybetti. İronik bir şekilde, tutuklamaya gelen polisler, zamanında Oturan Boğa'yla birlikte beyazlara karşı savaşan, fakat sonradan beyazların yönetimine girerek yerli polisi olan kızılderililerdir.

Oturan Boğa'nın beyazlar üzerine yaptığı bir konuşmadan kesit:

“ (...) Sahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. Bu insanlar, zenginlerin bozabileceği ama fakirlerin bozamayacağı birçok kural koymuşlar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için fakirlerle güçsüzlerden vergiler alıyorlar. Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiryorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor. (...)
alıntı:http://tr.wikipedia.org/wiki/Oturan_Bo%C4%9Fa


Düzenleyen Maboglu_maho - 25-Temmuz-2009 Saat 13:07
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:08
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
oturanboga Açılır Kutu Gör
Teyyare
Teyyare
Simge

Kayıt Tarihi: 27-Mart-2009
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 177
Takim:

Bur:
Balk Burcu
  Alıntı oturanboga Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:08
Nuke oyunda olsan kafana nük sallardım Nuke
 
 
Stern%20Smile
Oturan Boğa
der ki: - Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:13
'Oturan Boğa' isyan etti
'Artık Amerikan vatandaşı değiliz'

21.12.2007 10:15
Amerika kıtasındaki Lakota kabilesi (Siyular) 150 yıl önce atalarının ABD ile imzaladığı anlaşmaları feshetti; “İsteyen bize katılmakta özgür” duyurusu yaptı.

Kabile temsilcisi Russel Means, Washington'da düzenlediği basın toplantısında, "Artık ABD vatandaşı değiliz" dedi.

Oturan Boğa (Sitting Bull) ve Çılgın At (Crazy Horse) gibi büyük kabile şeflerinin mensup olduğu Lakota kabilesinin temsilcisi Russel Means, Washington’da düzenlediği basın toplantısında, “Biz artık ABD vatandaşı değiliz ve bizim toprağımızın yer aldığı 5 eyalette yaşamak isteyenler bize katılmakta özgürler” dedi.

Means, Amerikan vatandaşlığından çıkmaları halinde kendi topraklarında yaşayanlara pasaport ve ehliyet vereceklerini de söyledi.

Lakota kabilesi yetkililerinden oluşan bir heyet hafta başında ABD Dışişleri Bakanlığına gönderdikleri mesajda, Amerikan Federal Hükümetiyle bazıları 150 yıl kadar önce imzalanan anlaşmalardan tek taraflı olarak çekildiklerini açıklamıştı.

Kabile yetkilileri, anlaşmaları, “değersiz bir kağıt parçasındaki değersiz sözler” olarak niteliyor ve bu anlaşmaların kendi kültürlerini, geleneklerini ve topraklarını çalmak için defalarda ihlal edildiğini söylüyor.

Yerlilerin davasının savunucularından olan ve 1977’de yerli haklarının ele alındığı uluslararası bir konferansı düzenlenmesine öncülük eden Phyllis Young da, ABD ile 33 anlaşma imzaladıklarını ve bu anlaşmalara uyulmadığını belirtiyor.


KORKUSUZ REİS
Tatanka Iyotake, nam-ı diğer Oturan Boğa, 1831’de Güney Dakota’da doğdu. Lakabı “Ağır” anlamına gelen Hunkesi’ydi çünkü hayatında telaşa yer yoktu; işlerini dikkatle yapardı. Düşman kabileler ve istilacı beyazlarla savaşan Siyu kabilesine mensuptu. 14 yaşında ilk kez savaşa katıldı ve çok geçmeden savaştaki korkusuzluğuyla nam saldı. Cömertliği ve bilgeliği, tüm kabilenin hayranlığını kazandı.

ABD’YLE BARIŞ ANLAŞMASI YAPTI
Oturan Boğa, Siyuların avlandıkları toprakları genişletse de Birleşik Devletler ordusu sürekli olarak topraklarını istila ederek yerlilerin ekonomisine darbe vurdu. 1863-1868 yılları arasında bu savaşlar durmak bilmedi. 1867’de Oturan Boğa, Siyu halkının ilk reisi oldu. Kısa bir süre sonra Oturan Boğa barış konferansına katılmayı ya da anlaşmayı imzalamayı reddetmiş olsa da, ABD hükümetiyle barış yapıldı.

Fort Laramie anlaşması Siyah Tepeler’in sonsuza dek Siyu hakimiyetinde kalacağını garanti ediyordu. Ancak 1870’lerin ortalarında altın keşfedildi ve maden arayıcıları buraya akın etti. 1875’te Siyah Tepeler’de binlerce maden arayıcısı kamp yapıyordu. Kızılderililerin koruma altına alınmış alanlara yerleşmeleri emredildi. Bunun için son tarih 31 Ocak 1876’ydı ve emre uymayanlara düşman gözüyle bakılacaktı. Siyu kabilesi bu emri dikkate almadı ve martta General George Crook, yerlilere saldırmak üzere kamp kurdu.

Savaş yeni başlamıştı Oturan Boğa ve Siyular,
Oturan Boğa orduyla tek başlarına başa çıkamayacaklarını ve diğer kabilelerle güç birliği yapmaları gerektiğini farkına vardılar. 17 Haziran’daki Rosebud Savaşı’nda ABD birliklerini geri çekilmek zorunda bırakıp Little Bighorn’da kamp kurdular. Savaştan sonra Oturan Boğa, Güneş Dansı diye adlandırılan önemli bir dini tören gerçekleştirdi. Oturan Boğa trans halindeyken gökten asker yağdığını gördüğünü söyledi. 25 Haziran’da, Tuğgeneral George Armstrong Custer askerleriyle Big Horn Nehri boyunca ilerlerken Oturan Boğa’nın öngörüsü gerçek oldu. Günün sonunda, Custer ve 200’den fazla askeri hayatını kaybetti.

“BÜTÜN BİZONLARI KAÇIRIYORSUNUZ!”
Oturan Boğa bu savaşı kazandığı için Birleşik Devletler hükümetinin onu rahat bırakacağını düşünüyordu ancak savaş daha yeni başlamıştı. Süregelen çatışmalarda takipçilerinin birçoğu teslim oldu ancak Oturan Boğa pes etmedi. Peşindeki askerler bir not buldular. Notta şunlar yazılıydı: “Bütün bizonları kaçırıyorsunuz. Burada avlanmak istiyorum. Buradan geri dönün yoksa sizinle tekrar savaşırım.”

1877’de, Oturan Boğa ve takipçileri Kanada’ya kaçtılar. Ancak dört yıl içinde, kıtlık yüzünden teslim olmak zorunda kaldılar. Oturan Boğa iki yıl hapis yattı, daha sonra Kuzey Dakota’ya gönderildi. 1885’te, Buffalo Bill’in Vahşi Batı Gösterisi’ne katılıp Birleşik Devletler ve Kanada’yı dolaştı. Bazıları, onu bölgeden uzak tutmak için gösteriye katılmasına izin verildiğine inanır. 1889’da bölgesine döndüğünde, yerlilerin birçoğu “Hayalet Dansı”nı benimsemişti.

HAYALET DANSI
Kuralları kuşaklar boyunca gizlilik içinde yayılan ve uygulanan Hayalet Dansı’nın sözleri şöyle:

Kartal mesajı getirdi
Güneşin çocuklarına
Bufalonun dönüşü için,
Ve güzel günler yakında
Sen bedenimi öldürebilirsin
Ruhuma lanet okuyabilirsin
Senin tanrına inanmadığım için
Dualarım karşısında durma şansın yok
Sevgime karşı durma şansın yok
Onlar yasakladılar Hayalet Dansı’nı
Fakat biz tekrar yaşayacağız

Kız kardeşim yukarıda
Kızıla boyanmış o yaralı dizde
Öldürüldü, bir azize o şimdi
Büyük davulun var senin mesafeler ötesinden
Gökyüzünde siyah kuş
Duyduğun bu ses ve müzik bufalonun ağlamasıdır

Çılgın At gizemliydi
Kendinden geçmenin en iyisini bilirdi
Ve Oturan Boğa büyük havariydi

Hayalet Dansı’na gelin Comanchee’ler
Gelin Karaayaklar
Gelin Shoshone’ler
Gelin Cheyenne’ler
Biz tekrar yaşayacağız

Gelin Arapaho’lar
Gelin Cherokee’ler
Gelin Paiute’ler
Gelin Sioux’lar
Tekrar yaşayacağız

Bir ayin, dans gösterisiyle simgelenen; dirilişin habercisi; beyazların zulmünden kurtulup, anayurtlarına kavuşmayı vaadeden ‘Hayalet Dansı’ tüm kabilelere yayılınca, Hükümet silahlı güçlerle eylemi püskürtme kararı aldı; Hayalet Dansı’nı yasakladı.

YERLİ BİR POLİS ÖLDÜRDÜ
Siyu şefi Oturan Boğa da, bu yasağa uymadığı için 15 Aralık 1890’da yerli bir polis tarafından öldürüldü.

Umut dolu bir savaşçıydı Oturan Boğa da, aynen siyahların kahramanı Martin Luther King gibi umut dolu bir adamdı. Yaşamının amacı kabileleri birleştirip topraklarının geri kalanını çocuklarına kutsal bir miras olarak bırakabilmekti.
Oturan Boğa'nın toprakları

Bu isteği, topraklarını istila etmek isteyen “soluk benizlilerin” çıkarlarıyla çakışınca onu susturmaları gerekti.

Fort Yates’teki cenazesinde ne bir şarkı söylendi ne de bir ağıt okundu. Bu onurlu tarihi karaktere yakışmayacak şekilde gömüldü. Mezarının 1953’te Güney Dakota’ya taşındığı söylenir. Ancak bu da tarihin tartışmalı sayfalarından biridir. Kimileri kalıntılarının taşınmadığını, kimileri ise sadece bir kısmının getirildiğini iddia eder. Oturan Boğa halkına esin kaynağı olan bir lider ve korkusuz bir savaşçı olarak değil, şefkatli bir baba, yetenekli bir şarkıcı, derin dini inancı sayesinde kehanetle ilgili öngörüye sahip biri olarak da akıllarda kaldı.

OTURAN BOĞA’NIN TÜRKÜSÜ

Bir zamanlar bir savaşçıydım ben de / Oysa şimdi / Her şey bitti / Zor zamanlar yaşıyorum bugünlerde.

alıntı:http://www.haberturk.com/haber.asp?id=48477&cat=180&dt=2007/12/21

işte özgürlükçü amerika(!!!!!!!!!)
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:14
Orjinalini yazan: oturanboga

Nuke oyunda olsan kafana nük sallardım Nuke
 

 

Stern%20Smile

sana ne diyelim? dolunayda ateş başında oturanboğa mı ayakta oturan boğa mı amuda kalkmış oturan boğa mı?
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:16
'Oturan boğa'dan bugüne dair sözler...


Beyaz adamın Amerika kıtasına attığı ilk adımla, yok oluşunu da hazırladığı Kızılderililer, geçmişten günümüze ışık tutuyor. Bilgece sözleri ve yaşam tarzlarıyla örnek olan bu insanların söyledikleri her insanın düstur edinmesi gereken sözler... İşte 'Oturan boğa'dan beyaz adama mesajlar...



Bir kızılderili atasözü, "Nimet de külfet de büyük ruhun elindedir. Bazen onun külfeti bizi nimetinden daha fazla akıllandırır" derken, bir başka atasözü ise "Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük yaratıcı hepimizi kardeş olarak yaratmıştır" diyor.

Polisler tarafından çıkarılan Son İstasyon dergisindeki yazıda; Apache, Siouw, Cherokee, Kara Ayak, Comanche, Arapaho, Mohican ve Cheyenne gibi ünlü kızılderili kabilelerinin yüzyıllardan süzülüp gelen atasözlerine yer verildi.

Atasözlerinden bazıları şöyle:

- Ağlamaktan korkma. Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir.

- Arkamdan yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü böylece ikimiz de eşit oluruz.

- Bir düşman çok, yüz dost azdır.

- Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap. Eğer onu yenersem utanç duymamayım.

- Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük yaratıcı hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.

- Su gibi olmalıyız. Herşeyden aşağıda ama kayadan bile kuvvetli.

- Yeryüzüne iyi muamele et. O babanızın malı değil, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız.

- Komşunun hakkında hüküm vermeden önce iki ay onun makosenleriyle yürü.

- Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.

- Bir kere 'al şunu' demek, iki kere 'ben vereceğim' demekten iyidir.

- Gözün ile değil yüreğin ile hüküm ver.

- Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka bir şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır ya da güneş açacaktır.

- Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz.

- Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan, yanlışı yapan kadar suçludur.

- Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır.

- Senin vicdanını senden başkası temsil edemez.

- İnsanlar tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır. İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez.

- Verdikleri sözün sadece birini tuttu çatal dilli soluk yüzlüler; topraklarınızı alacağız dediler ve aldılar.

- Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

alıntı:http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=51047
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:23
dinimizle ne kadar uyumlu bir yaşam tarzları var. sözlerden bazılarınbın bizdeki sözlerle benzerliğine dikkat edin:
- Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük yaratıcı hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.
* Arap olanın arap olmayana, arap olmayanın da arab'a, beyazın siyaha, siyahın beyaza takva ölçüsü dışında hiçbir üstünlüğü yoktur.

-Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz.
*bizdeki zekat kavramı ile uyuşuyor.

- Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan, yanlışı yapan kadar suçludur.
*Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
oturanboga Açılır Kutu Gör
Teyyare
Teyyare
Simge

Kayıt Tarihi: 27-Mart-2009
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 177
Takim:

Bur:
Balk Burcu
  Alıntı oturanboga Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:23
Orjinalini yazan: Maboglu_maho

dinimizle ne kadar uyumlu bir yaşam tarzları var. sözlerden bazılarınbın bizdeki sözlerle benzerliğine dikkat edin:
- Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük yaratıcı hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.
* Arap olanın arap olmayana, arap olmayanın da arab'a, beyazın siyaha, siyahın beyaza takva ölçüsü dışında hiçbir üstünlüğü yoktur.

-Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz.
*bizdeki zekat kavramı ile uyuşuyor.

- Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan, yanlışı yapan kadar suçludur.
*Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

katılıyorum!!
Oturan Boğa
der ki: - Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:24
Kizilderililerin genç reisi 18 yasina geldiginde cani kadin
    ister. Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:
    -Oturan Boga kadin ister.
    Büyücü:
    -Oturan Boga ormana gitsin, üzerinde delik olan bir agaç gövdesi bulsun ve onun üstünde egitim yapsin, hazir olunca gelsin.
    15 gün sonra reis geri gelir. Der ki:
    -Oturan Boga hazir.
    Büyücü de kabiledeki en güzel kizi ona verir. Reis alir kizi çadira girer.
    -90 derece egil, der. Kiz egilince, kiza bir tekme vurur. Kiz çiglik atarak bunu niçin yaptigini sorar. Reis söyle cevap verir:
    -Oturan Boga akillandi, önce yaban arilarini kontrol ediyor.     
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
oturanboga Açılır Kutu Gör
Teyyare
Teyyare
Simge

Kayıt Tarihi: 27-Mart-2009
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 177
Takim:

Bur:
Balk Burcu
  Alıntı oturanboga Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:27
Big%20smile bunu bende okumuştum
demek ki çabalayıp bir şeyler yapıp bir yerlere gelen insanlar ile alay eden, kımatini bilmeyen millet biz değilmişiz bir tek...
Oturan Boğa
der ki: - Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:30
Tatanka İyotanka Oturan Boğa

İz Bırakanlar
İrfan Özfatura Ahmet Sırrı Arvas
ahmetsirri.arvas@tg.com.tr
Yıl: 1835... Yer: Büyük Nehir civarı... "Sıçrayan Porsuk", yerinde duramayan bir veleddir, ne ele, ne avuca sığar. Anası babası baş edemeyince adını "Yavaş"a tebdil eder, azıcık ağırbaşlı olmasını umarlar. Ama nerdee? Afacan hepten kudurur, adeta düz duvara çıkar. Beyzademiz reis oğludur ya, ona kimse dokunamaz. En iyi atlara biner, en güzel yaylarla atar. Doğrusunu isterseniz atının da yayının da hakkını verir, el kadar tıfılken bizon avlar.
Yardımseverdir de hani, vurduğu avları iri parçalar halinde doğrar, getirip yaşlıların önüne koyar. Kabilesi de ona "güçlü yürek" gibi bir paye bağışlar.
"Yavaş" adıyla fren tutmayan deli fişek henüz 14 yaşında baskına katılır ve Crow cengaverleriyle boğuşarak "savaşçılığını" ispatlar. Artık asaleti tasdik edilmiş bir muhariptir ama elin oğlu asalete masalete bakmaz. Bir tenhada sıkıştırır, bacaklarını kırarlar. Gelgelelim yamulan uylukları şansı olur, böylece atını daha kolay kavrar. Kartal gibi kanatlanır, şahin gibi dalar, onca hengameden yarasız beresiz çıkar. Onun en bilinen hususiyeti düşmanına sezdirmeden yaklaşmasıdır, hiç ummadığınız bir anda karşınıza çıkar, ya ölür ya öldürür, hasımlarına korku salar.

Son reis
İlerleyen günlerde liderlik vasıfları tebarüz eder, adamları ona Tatanka-İyotanka (Oturan Boğa) gibi okkalı bir lakap yakıştırırlar. Doğrusu boğa gibi ısrarcı ve inatçıdır, kısık gözleri ve sert çehresi ile "ağırdan" takılır, adının gereğini yapar.
Beyazlarla ilk kez 1863 Haziran'ında savaşır. Killdeer Dağı'nda, Badlands ve Powder River'da süslü süvarilere kök söktürür, sancaklarını kırar atar. Dahası Rice Kalesini işgal eder, tüylü tuğunu surlara asar.
Gün gelir bütün Lakotalar ona tabi olurlar (1868). Oturan Boğa, kadınlara çocuklara ve yolculara asla dokunmaz, güçsüz düşmanla hırlaşmaktan hoşlanmaz. Savaş dediğin göze göz, dişe diş olmalıdır, lakin beyaz adam çelik namluların ardına siner, savunmasız kampları topçu ateşiyle yakar.
Boğa amcam zamanla ilaç işine merak salar, dağ bitkilerinden iksirler, macunlar hazırlar. Halkı sahtekar Şamanların elinden kurtarmak için tütsü, buhur, dans, raks işlerine de bakar. Hem çalar, hem oynar, savaşçılarına hükmedebilmek için ayin yönetmeye başlar. Her ne kadar beyazlar onu "korkunç büyücü" gibi tanıtsalar da bağışladığı tutsaklar "insancıl" olduğundan dem vururlar.
Oturan Boğa gözü kara bir muharip olmasına rağmen baltasını gömmesini bilir, "barış" diyene kapı kapamaz. Sadece Lakotalar değil, Şayenler, Arapaholar, Şoşoniler, Kuzgunlar, Asininbuanlar, Beyazbalçıklar, Hidatsalar, Arikaralar da ona katılır sulh için imza koyarlar.
Ancak soluk benizli "altın uğruna" kutsal alanlara (Karadağlar'a) dalınca işin çivisi çıkar. Larami Kalesi Antlaşması önlerinde durur ama sözlerinde durmazlar. Lakotalar da ayaklanır, işgalcileri kovarlar.
Çok geçmez General George Custer komutasındaki 7. süvari alayı üstlerine saldırır, Cheyenne ve Arapaho'ların neslini kurutmaya kalkar. Tabiri caizse hükümet bu saldırıyla "barışı askıya aldığını" açıklar.
Custer, General Philip Sheridan tarafından görevlendirilen caninin tekidir, Washita River ve Black Kettle'da insafsız katliamlar yapar. Oturan Boğa da savaşçılarını toplar ve her iki ordu "Küçük Büyükboynuz" vadisinde karşılaşırlar.
Custer, Mr. Crook ve Albay Gibbon'un kuvvetleriyle, Lakotaları kuşatmayı planlar, ancak ava giderken avlanır, hasmını küçük görmesi ona pahalıya patlar. Yerliler hızlı davranır, orduyu çembere alır ve kırarlar. İçlerinden sadece birini salarlar, o kadar (1876 ).
Rivayet edilir ki Custer'in kafa derisini yüzmeye bile tenezzül etmez, kadınların önüne bırakırlar. Teyzemler generalin kulak zarını deler ve "bizimle savaşılmayacağını anladın mı" diye haykırırlar. Zira Kızılderililer erkekçe dövüşenlerin saçlarını alır, rakiplerine bir nevi onur bağışlarlar.
O gece yerliler zafer dansı yaparken Büyük Reis kara kara düşünceye dalar. Adamlarına "çok sevinmeyin" diye fısıldar, "göreceksiniz ovalar dolusu süvari gelecek ve çekirgeler gibi yağacaklar."
Dediği gibi de olur, askerler bir anda kampları basar, beşikteki bebelere bile acımazlar.
Ellerinde ok yay ve kırık dökük çakaralmazlar varken Amerikan ordusunun mitralyözlerine direnmeleri söz konusu olamaz. Doğrusu Spencer, Winchester ve Springfield tüfekleri müessir silahlardır. Hele 72'lik Parrot topları ve dakikada 300 atış yapabilen Gatling'ler kan kusar.
Bu mağlubiyetin ardından Oturan Boğa birkaç sadık adamı ve kadınlarıyla Kanada'ya çekilir, sil baştan hayat mücadelesine başlar. Belki bir süre daha dayanacaktır ama beyazlar ortalıkta tek buffalo bırakmaz, hayvanların neslini kuruturlar. Gariplerin mideleri sırtlarına yapışır, bileklerinde derman gözlerinde fer kalmaz.

Son esir
1881 kışı beklediklerinden de sert geçer. Oturan Boğa bakar son beş on kadın ve çocuk da telef olacak, takar onları peşine, Buford Kalesinin kapısını çalar. Komutana "kabilemin hatırlayacağı son esir ben olmak istedim" diye mırıldanan efsane lider, tüfeğini bırakır ve mücadele sayfasını kapar.
Washington'a götürülen Oturan Boğa, Başkan Grover Cleveland'ın elini havada bırakır, zalimlerle tokalaşmaz. Ona göre melon şapkalılara yaklaşanlar mutlaka çarpılırlar. Bu herifler, ne zaman barış çubuğu yaksalar, başları dertten kurtulmaz.
O günden sonra Kızılderilileri "ısmarlama liderler" yönetir, Oturan Boğa işsiz güçsüz kalır. Bir ara "Buffalo Bill"in çadır tiyatrosunda çalışırsa da beklediği gibi Kızılderili kültürünü anlatma fırsatı bulamaz, kendisinden soytarılık yapması istenince tası tarağı toplar, araziye çıkar. Doğduğu topraklarda bir kulübe çakar, mütevazı bir hayat yaşar...
alıntı:http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=4335
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:35
Kızılderili

Yüz yüze gelince
beyaz adam
kalakaldı olduğu yerde…
Cesurdu oysa
kovalarken onu tepelerde.
Bol mermili silahıyla
atını üstünde ki
cesaret nerde?

Kaldı! Olduğu yerde,
bir cesur yüz gördü
karşısında.
Koyu bir ten,biraz çizgili,
dimdik uran bir baş,
tüylerle bezeli.
ve bir yürek gördü:.

Serveti
ayağını güçlendiren
kösele papuçları,
birkaç ok,
bir emanet tılsım gibi
ona uzattığı
barış çubuğu…

Ve O! bir Kızılderili
gücünü yitirmemiş
yaralı parmakları,
bir yürek ki
koca bir dünya,
bir yürek ki en cesur
bir insan ki herkes gibi
ince, ince düşünceli…

Nurcan Göksel

alıntı: http://www.hafif.org/yazi/oturan-boga-ayaga-kalkiyor

Düzenleyen Maboglu_maho - 25-Temmuz-2009 Saat 13:37
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 13:57
"Tabiatın bahçelerinde küçük bir çocuk hayretiyle gezinirken, kuşların şakımasında, suların çağıldamasında ve çiçeklerin tatlı kokusunda Yüce Ruh'un fısıltılarını duyarım. Siz buna putperestlik mi diyorsunuz?"
Zitkala Sa, Sioux Kabilesi



"Kızılderili gururla alçakgönüllülüğü karıştırmıştır. Onun karakterinde ve eğitiminde kibir ve küstahlık yoktur. Kızılderili, doğanın sessizliği karşısında konuşma yeteneğine sahip olmayı hiçbir zaman bir üstünlük ifadesi olarak görmemiştir. Başka bir deyişle ona göre konuşma Yaratıcı'nın sunduğu tehlikeli bir yetenektir. O, sessizliğin gücüne yürekten inanır. En mükemmel denge budur. Sessizlik sonsuz bir kararlılıktır; vücudun, zihnin ve ruhun dengesidir. Varlığın fırtınaları karşısında daldaki ya da göldeki yaprak gibi titremeden, sarsılmadan, kendini sakin tutabilen insanın zihninde kelimesiz bir destan vardır. Yaşamın ideal şekli ve tavrı budur. Sessizlik karakterin köşe taşıdır."
Ohiyesa, Sieux Kabiles



"Dikkat ettiyseniz Kızılderili herşeyi bir döngü içerisinde yapar. Çünkü dünyanın gücü her zaman döngüler içinde kendini gösterir, herşey dönmeye gayret eder. Bir zamanlar mutlu ve güçlü günlerimizde tüm kuvvetler bize kutsal bir çemberden gelirdi, o çember kırılmadığı müddetçe ulusumuz bayındır bir şekilde yaşardı. Evet, dünyanın gücü daire şeklinde çalışır. Gökyüzü yuvarlaktır, yeryüzünün de top gibi yuvarlak olduğunu duydum. Yıldızlarda yuvarlaktır. Büyük güç rüzgar döne döne eser. Kuşlar yuvalarını daire şeklinde yaparlar, onların inancı da bizim inancımızın aynıdır. Güneş göğün bir ucundan diğerine gider gelir, böylece çember çizer. Ay da öyledir ve ikisi de yuvarlaktır. Mevsimler büyük bir döngü içinde değişir, oldukları yere daima geri gelirler. İnsanoğlunun yaşamı çocukluktan çocukluğa bir büyük dairedir. Herşey devri daim eder."
Kara Geyik, Sioux Kabilesi



"Yaşam nedir? Geceleyin bir ateşböceğinin saçtığı ışıktır. Kışın buffalonun soluğudur.
Otların arasında koşan ve günbatımında kaybolan gölgeciktir."
Karga Ayak, Sihasapa Kabilesi



"Zamanın başlangıcında davullar vardı. Dünya yaşamının temposunu tutturuyordu bu davullar. Gök gürültüsü, deniz kıyılarındaki düzenli gelgitler, birbirinden diğerine yavaşça geçiveren mevsimler, kuşların göç edişi, kış uykusuna yatan hayvanlar... Bu tempo içinde herşey kendi zamanını biliyor, akıl sır ermez bir şey bu. Bileğinizdeki kalp atışlarını bir dinleyin. Yaşamın temposunu yansıtır o atışlar.Eğer tempoda bir aksaklık varsa hastasınız demektir."
Jimalee Burton, Cherokee Kabilesi



O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları, hala o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o kanlı çamurun içinde birşeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada. Güzel bir düştü evet... Sonra bir ulusun umudu kırılıp paramparça oldu. Artık yeryüzünün merkezi yok, ölüp gitti kutsal ağaç.
KARA GEYİK




“Ailemle birlikte barış içinde yaşıyordum. Yiyeceğim boldu ve iyi uyuyordum. Halkımla uğraşıyordum. Hayatımdan memnundum. Bu kötü hikayeler de nereden çıktı, bilmem. Orada halkım ve ben ne kadar iyiydik. Kötü bir şey de yapmamıştım. Ne at öldürmüştüm, ne de insan ne Amerikalı, ne Kızılderili. (...) beni tutuklamanız için kim emir verdi, söyleyin. Orada, ailemin yanıbaşında barış içinde yaşayabilmek için aydınlığa ve karanlığa, Tanrıya ve güneşe dua ettim. Hakkımda kötü konuşmalarına sebep ne, bilmiyorum. Bunlardan bıktım artık. Eğer bir adam tavırlarını düzeltmeye çalışıyorsa, gazetelere böyle masallar konmamalı. Adamlarımın sayısı çok azaldı. Evet, bir zamanlar kötü şeyler yapmışlardı gerçi, ama artık bunları unutalım ve bir daha sözünü açmayalım. Hem zaten kaç kişi kaldık şunun şurasında...”



Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir.

Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar

Beyaz adamların şehirlerinde sakin yer yoktur. Baharda yaprakların açılışını ya da böceklerin kanat hışırtılarını duyacak yer yoktur. Ama bu belki de benim vahşi olmamdan ve anlamadığımdandır. Takırtı sadece. Kulaklara bir tahrik gibi. Hayatın anlamı nedir? Bir kızılderiliyim ve anlamam. Kızılderili, su birikintisi üzerine vuran rüzgarın yumuşak sesini ve yağmurun temizliği ya da çamın koku verdiği rüzgarın kokusunu yeğler.


şef seatle

3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
Maboglu_maho Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Nisan-2008
Şehir: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2396
Takim:

Bur:
Akrep Burcu
  Alıntı Maboglu_maho Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25-Temmuz-2009 Saat 15:19

Beyaz adam topraklarımıza ayak bastığında ; Onlara dost elimizi uzattık. Onlara dost yüreğimizi açtık ama onlar paylaşımdan yoksundular. Gözleri aç, yürekleri karalar bağlamıştı. Kan ve gözyaşı görmemiş topraklarımıza kan ve gözyaşı akıttılar. Beyaz adam bizleri anlamadı. Bencilliğe ve savaşa gerek yoktu. Oysa bu dünya hepimize yeterdi.

alıntı:http://www.kizilderili.net/
3 KURUŞLUK adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruş farka seni satar.

www.maboglu.somee.com
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  12>

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Anasayfası Forum Anasayfası > OYUN DIŞI > Geyik Bölümü OYUN ANA SAYFASI
En Son Mesaj Yazlan Konular
Konu Forum Yazan Tarih Okunma
Konuyu Grntlemek in Tklayn KA V3 Test Savaş RaporlarıKAV3 Savaş RaporlarıangelofdeathDün-10:572722
Konuyu Grntlemek in Tklayn Oyuna Geri Dönüş TalepleriDİKKAT DİKKATradyomuz18-Aralık-2014-19:02165
Konuyu Grntlemek in Tklayn TRAVİAN BENZERİ BİR OYUN CIKTIHoşgeldin - Hoşbulduksadece918-Aralık-2014-13:2817
Konuyu Grntlemek in Tklayn Oyunda Açık var şikayetiKAV3 Savaş Raporlarıtruva_tr17-Aralık-2014-17:251017
Konuyu Grntlemek in Tklayn ...:::MaLaTYa_SeRDaRı ODASI:::...Paylaşım MekanıMaLaTYa_SeRDaRı06-Aralık-2014-12:4624228
Konuyu Grntlemek in Tklayn Günaydın / İyi Geceler DilekleriSohbet Odasıredo03-Aralık-2014-08:09253876
Konuyu Grntlemek in Tklayn DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARIPaylaşım MekanıMaLaTYa_SeRDaRı19-Kasım-2014-13:58309151
Konuyu Grntlemek in Tklayn Şu An Ne Dinliyorsunuz??Paylaşım MekanıHalley14-Kasım-2014-01:08268895
Konuyu Grntlemek in Tklayn Hece Oyunu..Forum Oyunları Zeka Sorularıakrepkıl10-Kasım-2014-23:08685652
Konuyu Grntlemek in Tklayn SİZCE KİMİN SAATLİK GELİRİ EN FAZLA ???Sohbet Odasıvahset5507-Kasım-2014-23:516859
Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.51 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz