Kirmizi Alarm - web tabanli online savaş oyunu Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > OYUN DIŞI > Güncel
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

 
Hızlı Giriş
KA Genel Kurallar

Lütfen uzun diye okumamazlık yapmayın...

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  <123
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
KURGU Açılır Kutu Gör
Mini Bot
Mini Bot


Kayıt Tarihi: 26-Mayıs-2012
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 93
  Alıntı KURGU Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 21-Eylül-2012 Saat 14:38
Hep ben ve bizim gibiler yüzünden zaten LOL
Bu ülkeyi TÜRKLER yönetiyor olsa idi BAŞBUĞ ATATÜRK'ün G.A.P. ne sahip çıkar Doğu ve Güneydoğu illerimizi en Batı illerimiz kadar Şahlandırırdı. Eğer bir suçlu arayacaksan kendinede bak, ne yaptın burada yazmaktan başka!
Yukarı Dön
steppe2973 Açılır Kutu Gör
Gopter
Gopter
Simge

Kayıt Tarihi: 08-Haziran-2009
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 334
Takim:

Bur:
  Alıntı steppe2973 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Eylül-2012 Saat 06:40
sana insan diyene sana müslüman evladı diyene ben ne insan derim nede müslüman evladı derim IRKÇILIĞIN BU ÜLKEDE YERİ YOKTUR!!!AngryAngryAngryAngryAngry
YOBAZ IRKÇI...

HERKESTENDE AYRICA ÖZÜR DİLİYORUM...


Düzenleyen steppe2973 - 22-Eylül-2012 Saat 07:02
BENİMLE DANS ETMEYE ÇALIŞMA YÜRÜMEYE HASRET KALIRSIN!!!

                  DENGESİZ!!!

Yukarı Dön
KURGU Açılır Kutu Gör
Mini Bot
Mini Bot


Kayıt Tarihi: 26-Mayıs-2012
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 93
  Alıntı KURGU Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Eylül-2012 Saat 09:29
Ben mutluyum IRKımı çok sevmekten, Ben mutluyum IRKçı olmaktan.
Yirmibirinci yüzyılda demokrasi ve özgürlük nidalarının bini bir para. Bütün dünyada aynı söylemler: "Özgürlük, insan hakları, düşünce hürriyeti" ve saire... Sadece bu söylemlerden yola çıksaydık diyebilirdik ki bu dünyada herkes istediğini savunabilir, herkes istediğine inanabilir, her türlü fikir akımını savunmak serbesttir. Yalnız bir nokta var: Neyin fikir akımı olup neyin olmadığına kim karar verecek? Gücü olan tabii ki. Şu durumda sayıca çokluk, maddeten zengin savunanları olmayan fikirlerin yaşabilmesi hayli zor olacaktır. Gücü elinde bulunduran kesim, işine gelmeyen fikir akımlarını istediği gibi çarpıtarak insanlara anlatabilmektedir. Her söylenene inanmaya meyilli olan kalabalıklar da bu propagandanın etkisi altında kalıp bu fikirleri "fikirden saymaz" olurlar. "Yasaklanmış Fikirler" adlı yazı dizimizde bu fikirlerden bahsedeceğiz. Yazı dizimizin ilk bölümü de Türkçülüğün iki temel unsurundan birine, "Türk Irkçılığı"na ilişkin olacak.

Irkçılık aleyhinde öyle bir propaganda yapılıyor ki ırkçılık artık bir fikir akımı gibi değil de bir canavar gibi görülür oldu. Geçtiğimiz günlerde gazeteci bir bayanla yazışıyordum. Kendisi ırkçı olduğumu öğrenince bana şunları söyledi: "Benim her fikre -katılayım, katılmayayım- saygım var. Ancak sizden rica edeceğim ırkçı olduğunuzu söylemeyiniz. Irkçılık bir insanı etnik kökenine, dinine, cinsiyetine göre ayırmak demek olmuyor mu?" İşte insanların zihinlerinin nasıl da bulandırıldığına bir örnek!.. Irkçılık ile din ayrımının, cinsiyet ayrımının ne ilgisi var? Türk ırkı yalnızca erkekler ya da kadınlardan yahut yalnızca müslümanlar ya da şamanistlerden mi oluşuyor? Hayır! O hâlde ırkçılık ile cinsiyet ayrımı, ırkçılık ile din ayrımı nasıl bağdaştırılabilir? İnsanlar "kötü" olan ne varsa "ırkçılık" olarak öğrenmişler, elbette bağdaştırırlar. Yakında "Irkçılık demek yerlere tükürmek demek olmuyor mu?" derlerse hiç şaşırmam(!) Her neyse, asıl konu bu değil. Bu bayanın dediklerinden anlaşılacağı gibi "bütün fikirlere" katılsınlar ya da katılmasınlar "saygı" duyanlar, nedense aynı saygıyı ırkçılığa karşı duyamamaktadırlar. Bu sözümüze "Tabii duymayız, ırkçılık yüzünden milyonlarca insan öldü." şeklinde bir itiraz gelebilir. Bu itiraza "Alman ırkçılığı ile Türk ırkçılığı farkı şeylerdir" diye yanıt vermek mümkün olsa da ben aklıma gelen şu soruyu da sormak isterim: "Çin'de, SSCB'de komünizm yüzünden milyonlarca insan ölmedi mi? Aynı tepkiyi neden komünizme karşı da vermiyorsunuz?" Yalnızca komünizm ve ırkçılık da değildir söz konusu olan... Ama "nazizm", "faşizm" ve "ırkçılık" farklı kavramlar olduklarından dolayı bu konu üzerinde fazlaca durmaya gerek görmüyorum. Herhâlde bir Alman'ın yaptıklarından biz sorumlu olacak değiliz!..

Irkçılık kavramı sık sık nasyonal sosyalizm ve faşizm ile karıştırılmaktadır. Şu hâlde önce Türk ırkçılığı ile bu rejimlerin farkına değinmek, sonra da Türk ırkçılığını açıklamak yerinde olacaktır.

Faşizm, Türk ırkçılığından tamamen farklı bir rejimdir. Bu rejimde esas olan "üstün devlet" anlayışıdır. Devletin otoriter olması gerektiği fikrini Türkçülük de kabûl eder ancak faşizmde üstün ve yüce olan "devlet" iken Türkçülükte "millet" tir. Faşizm "millet devlet içindir." anlayışını benimser. Bu yönden sosyalizme benzer. Oysa Türkçülükte "devlet millet içindir." Bu anlayış farkı daha birçok fark doğurmaktadır. Faşizm geçmişte milliyetçi bir rejim olarak ortaya çıkmıştı. Ancak faşizmin karakteri bunun aksini de kabûllenebilir. Bir faşist, bırakın ırkçılığı, milliyetçi bile olmak zorunda değildir.

Nasyonal sosyalizm, yani nazizm, Yahudi düşmanlığına dayanan bir fikirdir. Bütün yoğunluğu bu nokta üzerine verilmiştir. Oysa Türk ırkçılığı geçmişten aldığı dersle bütün yabancılara temkinli yaklaşır.

Bütün bu farkların dışında şunu da belirtmemiz gerekir ki faşizm İtalyanlar için, nazizm Almanlar için geçerli olabilir. Çünkü bu milletlerin ihtiyaçlarına göre yaratılmışlardır. Ortaya çıkış tarihleri de 20. yüzyıldır. Türk ırkçılığı ise Türklüğün ihtiyaçlarına uygun biçimde gelişmiştir. Ortaya çıkışı binyıllar öncesine dayanır.

Nazizm ve faşizm bahsini bir yana bırakarak genel olarak ırkçılık ve Türk ırkçılığı konularına gelelim.

Bilim, binyıllar içinde kazanılan özelliklerin genlere işleyeceğini kabûl etmiştir. "Milletler arasında fark yoktur." ve "Bütün insanlar eşit doğar." iddiaları bu yüzden içi boş safsatalardır. Genel olarak neden Çinliler kısa Kuzey Avrupalılar uzun boylu olurlar? Bir İngiliz'i getirip Çin'de yaşatsak o da mı kısa olur? Elbette hayır! İki ırk arasındaki fark fizikî özellikte kendini böyle göstermektedir. Peki yalnızca fizikî görünümde mi fark vardır? Karakterde de özellikler ortaya çıkmaz mı? Çocuklar nasıl kişilik olarak "analarına" ya da "babalarına" çekerlerse, milletler de öylece "atalarına" çekerler. Bu doğanın bir kuralıdır. Kişiler farklı doğarlar. Kişilerden oluşan ırklar da elbette farklıdırlar. İşte ırkçılığın dayanak noktası da bu farklardır.

Türkçülüğün nasıl ırkçılık ve Turancılık olmak üzere iki ana unsuru varsa, Türk ırkçılığının da iki ana unsuru vardır. Bunlar:

1) Yabancılarla karışmamak.
2) Devletin yönetim kademelerinde yalnızca Türklere yer vermek.

Yabancılarla karışmamak, ırkî özelliklerimizin bozulmaması için şarttır. Genetik bilimine göre üstün olan çabuk bozulur. Atsız bunu şu şekilde açıklar:

"...Irkçılık aynı zamanda bir hıfzıssıhha meselesidir. Karışmak daima üstün tarafın aleyhine olduğundan üstün bir ırk olan Türk ırkı aşağı ırklarla karıştığı zaman ortaya çıkan melezlerde Türk'ün bazı üstün vasıfları kaybolmakta, aşağı ırkın iptidai vasıflarından bazıları onun yerini tutmaktadır. Birer müspet ilim olan antropoloji ve rasyolojinin ortaya koyduğu bu hakikatlardan siyasi düşüncelerle vazgeçemeyiz. İlim ve hakikat, siyasetin oyuncağı olamaz.
...
Bütün bunlara bakarak Türkçüler, ırkçılığı değişmez bir prensip olarak kabul etmişlerdir. Fakat bu ırkçılık, ırkçılığın ne olduğunu bilmiyen veya bilmezlikten gelenlerin ileriye sürdüğü gibi insanları ölçüden ve laboratuvar muayenelerinden geçirerek hangi milliyete mensup olduklarını tayin manasına gelmez. Hemen hemen her ırk başka ırklarla karışmıştır. Bundan bir şey çıkmaz. Çünkü tabiat bir müddet sonra melezliği tasfiye eder. Fakat bir ırk mütemadiyen başka ırklarla karışmakta devam ederse bir zaman sonra, bir daha düzelmemek üzere bozulur..."


İşte bu nedenlerden ötürü, ırkımızın bozulmasını istemediğimiz için ırkçıyız.

Irkçılığın diğer unsuru olan "devlet kademelerinde yabancılara yer verilmemesi isteği" de tarihin bize öğrettiklerinden aldığımız dersler sayesinde kabûl ettiğimiz bir prensiptir. Tarih yabancı kanı taşıyanların elde ettiği mevkileri kullanarak ettikleri ihanetlerle doludur. Fatih'i zehirleyerek öldüren doktor Yakup Paşa adlı bir Yahudi dönmesi idi. Osmanlı'da görevleri sırasında ihanetleri nedeniyle kaldırılan yirmiüç sadrazamdan dört tanesi Türk, diğerleri yabancıdır. (Bu dört Türk sadrazamdan biri de iftiraya kurban gitmiştir.) Sevr'i imzalayan Rıza Tevfik ve Selânik'i savaşmadan düşmana teslim eden Tahsin Paşa Arnavut idi. Muhakkak ki Türklerden de ihanet edenler çıkmıştır ancak herhâlde ihaneti sabit olanlar içerisinde bir Türklerden on yabancılardan saysak yine Türkler daha çabuk biter. Yabancıların ihanetleri Türklerle karşılaştırılamayacak kadar fazladır. Bu ihanetleri yeniden yaşamamak için, kendimizi ateşe atmamak için, devletin yönetim kadrosunda yalnızca Türk kanı taşıyanların bulunmasını istiyoruz. Türklerin bir kürtten, bir ermeniden emir almamalarını istiyoruz. Haksız mıyız?

Tehlikelerle dolu olan dünyada her ırk gibi Türk ırkı da kendisini korumak zorundadır. Bu korunmanın sağlanabilmesi için en sağlam yol da Türk ırkçılığıdır. Türk ırkçılığının neden gerekli ve zorunlu olduğunu anlamak için Atatürk'ün adalet bakanı Mahmut Esat Bozkurt'un "Atatürk İhtilali" adlı eserine göz atmak yararlı olacaktır:

"Bir ihtilal hangi milletin hesabına yapılmışsa mutlaka o milletin öz evlâtlarının elinde kalmalıdır. Hem de kayıtsız ve şartsız. Yabancıların yardımıyla başarılan ihtilaller yabancılara borçlu kalır. Bu borç ödenmez. Türk'ün en kötüsü Türk olmayanın en iyisinden daha iyidir. Geçmişte Osmanlı İmparatorluğu'nun bahtsızlığı, ekseriya, mukadderatını Türklerden başkalarının idare etmiş olmasıdır."


Bozkurt'un bu sözleri bütün fikirlerimizin özeti gibidir. Üzerine söylenecek fazla söz kalmıyor...

Görüldüğü gibi Türk ırkçılığı, ne vahşi bir akım, ne de gerici ve baskıcı bir canavardır. Din ve cinsiyet ayrımı ile de hiçbir ilgisi yoktur. Türk ırkçılığı yalnızca "Türk milletini yaşatmak ilkesi"nin ortaya konuluş biçimidir. Türklük, ancak Türk ırkçılığı ile korunabilir. Kimi zaman somut, kimi zaman soyut olarak konulan yasaklar bizi milletimizi yaşatmak gayesinden alıkoyamaz. Biz Türkçüler, Türk ırkçılarıyız, öyle kalacağız.

Milletimize öğüt vermek bizim haddimize düşmez. Bu yüzden Türk'ün Son Başbuğ'u Atatürk'ün bir sözü ile yazımızı noktalayalım:

"Efendiler, muhterem milletime tavsiye ederim ki; sinesinden yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanlarındaki ve vicdanlarındaki cevher-i aslîyi tahlil etmek dikkatinden bir an bile feragat etmesinler."

-alıntıdır-
Yukarı Dön
KURGU Açılır Kutu Gör
Mini Bot
Mini Bot


Kayıt Tarihi: 26-Mayıs-2012
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 93
  Alıntı KURGU Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Eylül-2012 Saat 09:35
Atatürk’ün Türkler, Türkiye, Türklük konusunda çok sayıda sözünün olduğunu biliyoruz. İsterseniz bu sözlerden bir kısmını aktaralım, bir kere daha hatırlayalım:

• Türkiye Türklerindir.

• Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, başına geçireceği insanların kanlarındaki ve vicdanlarındaki cevheri asliyi tayin etmekten bir an uzak olmasın.

• Dünya üzerinde Türk’ten daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir.

• Bir gün ressamlar Türk’ün simasını kaybederlerse yıldırımı alsınlar yapıversinler.

• Türklerin yaşadıkları her yer misak-ı milli hudutları içindedir.

• Hayattaki yegâne üstünlüğüm Türk doğmaktır.

• Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz.

• Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.

• Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

• Eğer bende bazı fevkaladelikler görüyor buluyorsanız bunları sadece ve yalnız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız.

• Bu ülke, tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.

• Yüksel Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur.

• Taş kırılır, tunç erir. Ama Türklük ebedidir.

• Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.

• Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir.

• Türk, Türk olduğu için asildir. Bütün soy gururumuzu, Türk olmanın bilincinde buluruz.

• Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır.

• Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı, “Türk’üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi” diyelim.

• Türk, çetin işler başarmak için yaratılmıştır.

• Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

• Bir Türk, cihana bedeldir.

• İstanbul’da çıkan bir dergiyi Kaşgar’daki bir Türk de anlayacaktır.

• Yetişecek çocuklarımıza Türkiye’nin istiklaline, kendi benliğine ve milli ananelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.

• Temeli yüksek Türk kültürü olan Türk milletine düşen görev, bu ülkünün gereğini yerine getirmektir.

• Japon elçisine veda ederken:”Sizinle bir gün Çin’de karşılaşacağız”

• Oğuz, Kırgız, Tatar, Özbek, Yakut yok, Türk vardır.

Bugün bu sözleri söyleyebilen kişiyi müthiş tehditlerin beklediğini söyleyebilirim. Türkiye’de son günlerde linç kültürü gibi bir kavram Türkçülere sıvanmak istense de bugün Türkiye’de gururla ‘Türküm’ diyenler bazı kesimlerce linç edilmektedir, aşağılanmaktadır. Hele ki Atatürk’ün gençliğe hitabesinde belirttiği gibi Türk ırkının damarlarında “asil kan” dolaştığını bugün açıkça söyleyebilecek, buna vurgu yapabilecek kişi sayısı azalmıştır. Bunun aksini iddia edenler ödüllendirilmektedir. Her şeye rağmen Türkçülük toparlanmaya başlamış, bununla birlikte Türkçülüğe yakışıksız saldırılar başlamış, bazı gelişmeler kullanılmış, Türkçülüğün yükselişi durdurulmak istenmiştir. Türk’e karşı psikolojik harbin her türlüsü kullanılmaktadır. Türkiye’de Türk eşittir vatandaşlık denmeye bile başlandı.. İyi ki Türkiye’deki yanlış uygulama dış ülkelerde yaşayan Türkler tarafından benimsenmedi. Misal Irak’ta yaşayan Türkler “biz Iraklıyız, Türk asıllı Arap’ız” deselerdi, sanırım bugünlerde meclisin gizli gündem maddesi ile toplanmasına gerek kalmazdı.

Türkiye’de Türkler kurucu-asli unsur olmaktan çıkarılıp bir alt unsur haline dönüştürülmek isteniyor. Neo-İslamcı, liberal, Kürtçü, aşırı sol akımların Türkiye’de yapmak istedikleri budur. Son nokta Anayasanın değiştirilerek, Türk adının Anayasadan çıkarılması, Türkiye’yi federasyona dönüştürecek değişikliklerin yapılması olacaktır. Bizim buna asla müsaade etmeyeceğimizi, meşru zeminde mücadele edeceğimizi belirtmek istiyorum.

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR!

Yukarı Dön
KURGU Açılır Kutu Gör
Mini Bot
Mini Bot


Kayıt Tarihi: 26-Mayıs-2012
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 93
  Alıntı KURGU Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Eylül-2012 Saat 09:37
Türkiye’de Türkçüler, Atatürk’ten sonra hor görülen, ezilmek istenen gruplar olarak görüldü. 1944’te Türkçülere reva görülen baskılar ve eziyetler, Atatürk’ün ölümünden kısa bir süre sonra Türkiye’nin ne hale geldiğini gösteren acı bir tablodur. Türkçülere türlü türlü yakıştırmalar yaptılar. Misal kafatasçılık meselesi bunlardan birisidir. Bu söylemin Türkiye’de ilk ortaya çıkışı Atatürk dönemine denk gelir. Çünkü Atatürk, sonraları Antropoloji ve Etnoloji Enstitüsü adını alan Türkiye Antropoloji Tetkikat Merkezi'ni kurdurup Türk ırkının fiziksel özelliklerini belirlemek amacıyla bilimsel çalışmalar başlatmıştır. Çünkü o güne kadar bu ilmi konu, hep görmezden gelinmiş, bu konuyla uğraşmak ayıp, günah sayılmıştı. Atatürk, Türk ırkından haberdar olmayanları bilgilendirme, bu konuda sağlam veriler elde etme gayesiyle çalışmaları başlattı. Ayrıca bu konudaki araştırmaların derhal yapılması Anadolu’daki Türk’ün varlığını sağlamlaştırmak için zaruri hale gelmişti. Daha önce hiç araştırma yapılmamış olan bu konuda derinlemesine araştırmalar yapıldı. Selçuklu sultanlarının dahi kemikleri incelenmiştir. Bu bilgilerle bazı karşılaştırmalar yapılmış, Anadolu’da Türk izinin çok eski olduğu, Türklerin fiziksel bir değişim yaşamadığı, Türklerin ataları ile aynı özelliklere sahip olduğu ortaya konmuştur. Türkiye'nin on değişik bölgesinde, yaklaşık 60 bin kadın ve erkek üzerinde yapılan incelemelerde sefalometri (kafatası ölçümü)'ye ağırlık verildiği için o dönemin komünistleri "kafatasçılık" lafını icat etmişler, Türk milliyetçilerine saldırmak için kullanılan bu kelime günümüze kadar gelmiştir. Şimdilerde Türkçülere, Türk milliyetçilerine saldırmak maksadıyla bu ifadenin kullanıldığını, bazı kesimlerce sıkça telaffuz edildiğini görüyoruz.
Yukarı Dön
KURGU Açılır Kutu Gör
Mini Bot
Mini Bot


Kayıt Tarihi: 26-Mayıs-2012
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 93
  Alıntı KURGU Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Eylül-2012 Saat 09:49
Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin adıdır. Kelimenin sonundaki ek, yerine göre mensup¬tuk, sevgi, taraftarlık gösteren bir ektir. Türkçülük de Türk sevgisi ve taraftarlığı demek olduğuna göre, kelime, yerinde kullanılmıştır. Başka milletlerin Türk taraftarlığı ve Türk sevgisi bu kelime ile ifâde olunamaz. Zaten başka milletlerin Türk'ü sevmesi de gerçekten bir sevgiye değil, geçici bir nezâkete, çıkara, siyâsî zaruretlere işarettir. Türk'ü gerçek olarak, Türk’ten başkası sevmez.
Türkçülük bir ülküdür. Ülküler, milletlerin mânevi gıdasıdır. Ülküsün milletlerin en talihlisi dahi silik ve sönük kalmaya mahkûmdur. Eğer bu millet talihli de değilse, onun sonucu yenilmek, ezilmek, hattâ yok olmaktır.
Ülküler, gerçekle hayâlin karışmasından doğmuş olan, düne bakarak yarını arayan, milletle¬re hız veren ve uğrunda ölünen büyük dileklerdir. Milletler, ölebildikleri kadar yasama hakkına sahiptirler.
Türkçülük, büyük Türkelin de, Türk uruğunun kayıtsız şartsız hakimiyeti ve bağımsızlığı ile Türklüğün her yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.

Bu ülkü, geçmişte, birkaç kere gerçekleşmişti. Büyük Türkçülük ülküsü ve inana ile yetişen gençlik sayesinde yarın yeniden gerçek olacaktır.
Türkçülük, dün bir kaynaktı; bugün çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır.
Türkçülük, dört kaynaktan geliyor
1 - Kökü çok eski olan ve Türk urubunun şuuraltında yüzyıllardan beri yaşayan milliyetçilik;
2 - Tanzimat'tan sonra, Avrupa'daki milliyetçiliklere benzeyen halkçı bir hareketin bizde de tatbik olunmasını isteyen milliyetçilik hareketi;
3 - Devletimizin içindeki yabancı unsurların ihaneti dolayısıyla doğan tepki;
4 • Türklerin 200 yıldan beri çektikleri büyük
sıkıntılar.
Bu dört kaynaktan gelen düşünceler birbiriyle kaynaşıp yoğrularak bugünkü Türkçülük ortaya çıkmıştır. Türkler, Türkçülük ile güçlenecek, kurtulacak, ilerleyecek, yükselecektir.
Bir millet yükselme irâdesini tanımazsa, kendi¬ne güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse, başkaların¬dan üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze almazsa, savaştan korkarsa, o millet içinden çürümüş demektir.
Bugün ülküler ve kahramanlar çağında yaşıyoruz. Geçmiş haklara dayanılarak dâvaların Öne atıldığı, hesapların görüldüğü günlerdeyiz. Kan çağlayanları, kılıç şakırtıları ve gülle sesleri içinde yarının neler hazırladığını bilemiyoruz. Bu kasırga arasında, milletlerin yalnız geçmişlerin hatırlayarak millî ülkülerine yapıştıklarını görebiliyoruz.

Geçmişi olmayan, yahut olup da unutan, millî ülküsü bulunmayan devriliyor.
İnsanlığın tarihinde büyük kasırgalar en eskiden zaman zaman gelip geçerdi. Gitgide bu kasırgalar sıklaşıyor. Bu gidişle tarih, ebedi bir kasırgadan ibaret kalacak gibi gözüküyor. Bugün ayakta kalabilmek için eskisi kadar sağlam olmak yetişmiyor. Çok güçlü, çok sağlam, çok sert, çok yürekli olmak gerekiyor. Bunun da bizim için birinci şartı, Türkçülük ülküsüne sıkı sıkıya yapışmaktır. Şaşıran, ürken, sapıtan milletleri, tarih bağışlamıyor.

Yukarı Dön
nily152 Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 22-Mart-2008
Şehir: Gaziantep
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 942
Takim:

Bur:
Ko Burcu
  Alıntı nily152 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Eylül-2012 Saat 13:38
ihanet konusu tamam ona katılıyorum fakat yazılanların çoğu yahudi ağzı ile yazılmış. yok üstün ırk asil kan. bir de türkler haricinde diğer ırklar maymundan evrimleşti ve gerçek insan türklerdir diğer ırklar türklere hizmet için var oldu desen tam yahudinin kabala felsefesiyle aynı olacak LOL

ayrıca şu yanlışa düşmeyin arkadaşlar. yok türkiye türklerin diğerleri saf dışı gibi cümleler toplumu şiddete ve kargaşaya götürür bunun haricinde bir arpa boyu yol aldırmaz. türkiye türklerin ve orda yaşayan insanlarındır. bu ülkeyide hepimiz el birliğiyle korumamız gerekir. kürtsen kendi ailen içerisinde dilini yaşatmak için konuş kimse bişey demez ama ana dil içerisinde kürtçe de olsun gibi bir düşünce yanılgısına düşersen sadece kan ve göz yaşı içerisinde olan bir topluma dönüşürsün. ABD de de çok farlı ırklar mevcut ama hiç bir amerikalı ben japonum resmi dile japonca eklensin ya da ben almanım resmi dil içerisinde almanca da olsun demez. ben almanım da demez. ben amerikalıyım der. bu bililinçte olmazsa bir toplum ben kürdüm ana dile kürtça olsun ben lazım anadil içinde lazca olsun ermenice olsun ... vb gibi düşünceler ortaya çıkartılmaya çalışılırsa bilin ki o ülke bölünmeye çalışılıyordur. yapmak gereken insanlara milli devlet bilincini insanlara anlatmak ve inandırmaktır. sen kürtsün kötüsün sen hainsin gibi kurunun yanında yaşı da yakmaya kalkarsan (genellersen) o ülkede huzur olmaz. tabi aynı şey kürt olanlar için de geçerlidir. ayrıca o malum Pislik Kokmuş Kokanalar örgütnün başı bile zaten kürt değil ermenidir. bunu bilmeyen yoktur tahminim. ona destek verenlerin de çoğu kısmı kürt aşireti kılığına bürünmüş ermenilerdir.

ben kürdüm sen türksün şen şusun ben buyum gibi düşüncelere kapılırsak bize bin dürlü dümen çeviren dış pisliklerin ekmeğine yağ sürmüş hatta bal sürüp üstüne de kaymak çalmış oluruz.

gelelim malum örgüte. o örgütü temizlemenin yolu 3 -5 uçak kaldırıp arkasından da askerle çatışmak değildir. orda yapılan şey bataklıkta sivri sinek avlamak gibi bişeydir. yapılması gereken örgüte ve o bölgeye çok sayıda istihbarat sokmak ve orada bulunan yabancı (provaketör) ajanları oradan arındırmaktır. tabi bunun yanında ekonomik gelirlerini (uyuşturucu özellikle) ortadan kaldırmaktır. tabi burada en büyük görev ordaki kürt kardeşlerimize düşüyor. en büyük istihari bilgiyi bu vatandaşlarımız verebilir. bu sayede bu terör illetinden ve bu oyunlardan kurtulmak bizim için zor olmayacaktır.


Düzenleyen nily152 - 22-Eylül-2012 Saat 13:52


Elbet Bir Gün Sana Da Sıra Gelecek...

Yukarı Dön
nily152 Açılır Kutu Gör
Hava Gemisi
Hava Gemisi
Simge

Kayıt Tarihi: 22-Mart-2008
Şehir: Gaziantep
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 942
Takim:

Bur:
Ko Burcu
  Alıntı nily152 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Eylül-2012 Saat 13:43
ayrıca şu yanlış anlaşılmasın. anayasa kitabında da türkiye türklerinder denmiştir fakat türk tanımı orda faklıdır. türkiyede yaşayan vatandaşlara türk denir diye yazılıdır. yani burdaki kasıt ırk olarak türklerin olduğu kastı yoktur. misakı milli sınırları çersinde yaşayan vatandaşlara aittir kastı vardır. Smile

lazı çerkezi kürdü türkü hepimiz türk oluyoruz yani Smile


Düzenleyen nily152 - 22-Eylül-2012 Saat 13:45


Elbet Bir Gün Sana Da Sıra Gelecek...

Yukarı Dön
yaban_gülü Açılır Kutu Gör
Gopter
Gopter
Simge

Kayıt Tarihi: 07-Eylül-2007
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 242
Takim:

Bur:
Ko Burcu
  Alıntı yaban_gülü Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Eylül-2012 Saat 15:15
Biz ancak birbirimizle tartışırız.Öyle olmasaydı şimdi gelen o kadar şehit için tüm TÜRKİYE olarak ayaklanmış ilimizde bulunan bütün BDP binalarınız yıkmış polisimize taş atanların arasına dalıp ALLAH ne verdiyse demiş olmamız gerekirdi.
Kürt Türk diye ayırmıyorum ama bu ülkeye KIBRIS tan sonra en büyük kambur doğuda kıçını yayıp 10 çocuk yapıp oturan ve devletten armut bekleyen ayılardır.
Ne çalışmaya nede bu vatana hayır yapmaya yüzü olmayan öküzler eninde sonunda kendi çöplüklerinde öleceklerdir.
Ama doğu deyip hepsinide aynı kefeye koymak adaletsizlik olur bu bize yakışmaz.Türkün başkasından farkı adil olmasıdır.Her yılanı dost bilip koynuna almasıdır.İşte buda zaafımızdır.
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  <123

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Anasayfası Forum Anasayfası > OYUN DIŞI > Güncel OYUN ANA SAYFASI
En Son Mesaj Yazlan Konular
Konu Forum Yazan Tarih Okunma
Konuyu Grntlemek in Tklayn air jordans 4Tartışma OdasıDuncan WalterDün-06:431
Konuyu Grntlemek in Tklayn vistula p&#322;aszczeTartışma OdasıDuncan WalterDün-06:412
Konuyu Grntlemek in Tklayn nike janoskiTartışma OdasıDuncan WalterDün-06:412
Konuyu Grntlemek in Tklayn KA v3 Savaş RaporlarıKA03 Savaş Raporlarıyıldırımtom19-Eylül-2020-06:22647
Konuyu Grntlemek in Tklayn FıkraTartışma Odasısemsettin_killi18-Eylül-2020-22:098
Konuyu Grntlemek in Tklayn ÖNERİLERİMGörüş ve Önerileryıldırımtom18-Eylül-2020-15:59438
Konuyu Grntlemek in Tklayn Hoşgeldin - Hoşbuldukvfdgbhyu15-Eylül-2020-10:270
Konuyu Grntlemek in Tklayn Hoşgeldin - Hoşbuldukvfdgbhyu15-Eylül-2020-10:270
Konuyu Grntlemek in Tklayn Yatalak Bir Hastanın 24 SaatiPaylaşım MekanıIamLAVUK11-Eylül-2020-04:31692
Konuyu Grntlemek in Tklayn running shoesSORU - CEVAPVirginia Darwin29-Ağustos-2020-06:315
Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.51 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz